8 Şubat 2016 Pazartesi

Hayatın neresinden dönülürse kardır.

Özür dilerim. Hiçbir zaman sizin gibi olamadım. Bütün gün kahkahalarla gülmedim, kitapları karalamak yerine okumayı seçtim, Türkçe pop yerine yabancı slow dinledim, bateri yerine piyanoyu sevdim, pembeye yüzümü buruşturup siyah ile evlendim. Özür dilerim, asla sizin istediğiniz gibi biri olamadım. Her istediğinizde para vermedim, sınavda kopya çektirmedim, çıkarlarınız için kendimi kullandırmadım. Özür dilerim, size kolay lokma olmadım.

Bu satırları neden yazdığımı bilmiyorum açıkçası. Ne de olsa hiçbirinizin umrunda olmadım, olmayacağım. Arkadaşlarım! Öldüğümde sınıfa iyi bakın zira hala her şey aynı olacak. Lakin başınız sıkıştığında ilk baktığınız o sıra da artık hep boş olacak. Sınıfta renklerinden arınmış bir siyahlık hep eksik olacak.Gidenlerim! Öldüğümü ne zaman öğreneceksiniz bilemem velhasıl kelam siz zaten gittiğiniz için ölüden farksızsınız bu hayatta. Fakat öğrendiğiniz gün vereceğiniz tepkiyi ve içinizden asla atamayacağınız o acı pişmanlığı aşırı merak ederim. Ailem! Asıl sözüm sizedir. Nasıl başarıyorsunuz merak ediyorum canınızdan bir parçayı tanıyamamayı? Gözünüzde 16 yaşında boş bir ergenden farksızım. Çevrenizdeki gençlere bakınız. Onlar yeni çıkan Iphone modelini aldırmak için ebeveynlerinin başını yiyorlar. Bense bir kitap için yalvarıyorum hep size. Onlar beş kuruş etmeyecek aşk sandıkları ergen duygularıyla sevgili yapıyorlar. Bense gerçek duygular yaşıyorum. Aslında baksanıza, zaten bu yüzden bu haldeyim. Onlar odalarına kapanıp telefonlarında erkeklerle veya karı kızla flörtleşiyorlar. Lakin ben odama çekildiğim vakit Tom Odell’in piyanosunun eşliğinde içimden gelenleri cümleler halinde bir kağıda döküyorum. Hala kıymetimi neden bilmediğiniz merak ederim. Benim de mi onlar gibi olmam gerekirdi? 


Uzun süredir intihar etmek istiyordum, lakin cesaret bulamıyordum. Çünkü umudum vardı hala, her şeyin düzeleceğine dair. 3 yıl geçti, hiçbir şey düzelmedi. Artık umudumu kestiğim gibi bileklerimi de keseceğim. Artık bana ihtiyaç yok. Sıkıcıyım ve huysuzum. Kimsenin yaşı gibi davranmadığı bu zamanda yaşımın olgunluğunda davranacağım. Bu acıtmayacak. Yeryüzünde artık öğrenip edineceğim hiçbir şey kalmadığı için ölüyorum. Milyar insanın içinde beni yalnız bıraktığınız için ölüyorum. Çünkü yok sandığınız kalp bende de var. Ve yalnız hüznü vardır kalbi olanın.
Yaşamak neden bu kadar içler acısı? Neden uçurumun yanı başından geçen bir yol gibi? Kalbin paramparça kırılmak ya da taş gibi katılaşmak zorunda kaldığı bu dünyayı terk ediyorum. Tiyatro bitti beklemeye lüzum görmüyorum. Hayatın neresinden dönülürse kardır. Ben çok ümitsizim! Artık eski tutkum yok ve intihar günahtır, cehennemde yanacaksın demeyin. Şunu hatırlayın; Sönüp gitmektense yanmak daha iyidir. 
Çok eğlendim, hoşça kalın, teşekkürler…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder